SAÇLARI KINALI ANAM

Ah! Benim umudun siyaha büründüğü şu yerde
Çağlayan acılarımın şelalesi olan
Zamanında höllüğüme
Toprak eleyen
Saçları kınalı
Her anı karalı
Ey benim iki gözüm
Ey benim yaşlı anam
Bu zaman
Başka bir zaman
Hep kötülüklerle
Hep fenalıklarla dolu
Kaç kez kurşunlandık? Biz
Kendi vatanımızda
Her mevsim
Kaç kez göç göç olduk? Biz ölüme karşın
Ama kendi doğduğumuz şu topraklarda vurulduk biz

Kaç kez bizim yüreğimize ateş düştü? Şu diyarda
Hiç belli değil, ey hep muhtaç olduğum
Ağıtlara sarılıp
Yaşamak uğruna
Dicle kenarında
Sonsuzluğa
Haykıran
Rüzgârın
Savurduğu küller gibi
Kendi topraklarında
Bir o yana bir bu yana
Sürüklenen
Domdom kurşunların
Bedenimde açtığı
Şu derin yarama tütün
Derin yarama çuha basan
Beni kara toprağa vermek istemeyen
Teni kekik kokan anam, ülkemiz gibi seviyorum seni

Gözyaşları, çığlığı özgürlüğün ta fermanı olan
Bu esaret, bu öldüren zaman
Yordu hepimizi
Bu çürüyen düzen
Çok üzdü seni
Karanlık geceleri tükenmeyen
Her köşesi
Dumana bürünen
Halkı
İşgalcilere boyun eğmeyen
Bedenleri çarmıha çakılı
Asilerin iniltileri
Toprağı titrettiği yerdir
Benim şu yattığım yer anam
Yaralarıma dokunan, öpülesi ellerlindir güç verdi bana

Mehmet Çobanoğlu
12.07.2017
İstanbul

Social

Hikaye

Yollar yorgun ben yorgun
Yorgunluğuma inanmasanız
Güllen güllere
Öten bülbüllere sorun
Ötme bülbül ötme, yeter öttün başımda

Mizah

Delinin biri camiye girer, belli ki namaz kılacak.
Ama oturmaz, meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer-dolanır. Bir oraya, bir buraya her köşeye dikkatlice bakar ve hızla çıkar gider.

Makale

Bağımsız Devlet yalanı üzerine – Analiz
KCK Yürütme Konseyi üyesi Kasım Engin, ulusal birliğe gelmeyen güçlerin bağımsızlığı savunmasının mümkün olmadığını değerlendirdi.

Şiir

Yollar yorgun ben yorgun
Yorgunluğuma inanmasanız
Güllen güllere
Öten bülbüllere sorun
Ötme bülbül ötme, yeter öttün başımda