Alexanderin meslegi

Alexanderin meslegi
O gün öĝretmenin hedefinde yine Asya kültürü vardı. Aslında onun amacı Aysa kültürü deĝil o isim altında islami kültürü eleştirmekti. Tabi en başta gözü bendeydi, beni çözmeye çalışıyordu. Benim öyle her sözüne evet diyenlerden olmadıĝımı birçok kez siyasi ve kültürel tartışmalardan anlamıştı. Öĝretmen 55 yaşlarında dul bir bayan idi ve gözünde; hem nazist hem de yabancı düşmanı olduĝu belliydi. İslami kesimlere ne kadar düşman olduĝunu bilmem söylememe gerek varmı? O yıl yine bizi almanca dilini öĝrenmek adıyla entegre kursuna götürüyorlardı.

„Avrupa‘da kadına çok deĝer veriliyor, kadın tamamen serbesttir, istediĝi işte çalışabilir, istiyenle birlikte olur, istediĝini alır istediĝini boşar, ama İslam‘da bu haklar yoktur benim bildigim kadarıyla...“ diye söze başladı.
Sözün sonunda bana bakarak sustu.
O sırada sınıftan birkaç kişi birden başladılar İslamı kötülemeye
İslam kadını köle yapmaktır!
İslam kadına çalışma hakkını vermez!
İslam kadının meslek seçiminde tolerans tanımaz!.
İslam’da kadın ticaret metaıdır!.
İslam’da erkeĝe daha fazla hak verilir .v.s gibi cümlelerle verdiler veriştirdiler.
Öĝrretmene baktım, anladı söz istediĝimi.
- Arekadaşlar susaslım aramızda bir kaç mülslüman var ama bize Yekta bu konuuyu izah etsin. dedi
Sınıfta 16 kişiydik, 6 tanesi sözde müslümandık. Oysa biri hariç diĝerleri ruslardan, hırıstiyanlardan daha çok islamı eleştirmişlerdi.
Sözü alınca dedimki: İslamdan once kadın köleydi ama İslam kadını özgürleştirdi. Kadına çalışma iznini vermiyor deĝil, kadın çalışmak zorunda deĝil diyor. Varsa eşi onun geçimini saĝlamak zorundadır, yoksa devlet onu beslemek mecburiyetindedir, bir nevi alman sosyalamtı gibi dedim. Hz. Ömer döneminde bütün dullara maaş baĝlanması bunun en bariz örneĝidir.
İslam mi kadını ticaret metaı olarak kullanıyor acaba yoksa Avrupa mı? Köpek mamalarına kadar güzel kadınların resimleriyle reklam yapan kim? Daha çok alış veriş yapılsın, ticaret artsın diye özellikle güzel hanımları bankalarda, iş yerlerinde ticarethanelerde hatta kahvehanlerde çalıştıran kim? İnsaf dedim.
İslamda cennet kadınların ayaĝı altındadır ya sizde?
Döndüm solumda oturan rus Alexander’e sordum
- Siz beyefendi memlekette ne is yapıyordunuz?
- Ben kadın satardım, dedi.
- Yani pezevenklik yapardınız öylemi?
- Evet öyle
- Peki hiç ananı, bacını, karını sattın mı?
- Yo hayir ama komşuların karılarını, kızlarını satıyordum
- Peki onlar da senin ananı, bacını, karını satıyorlardı dimi?
- Olabilir dedi.
Dedim işte aradakı fark. İslamda “cennet anaların ayagı altında olduĝu esastır” Şimdi siz anayı satan ile ebedi hayatını anasının ayaĝının altında gören iki kişiyi nasıl kıyas edersiniz?
Allah aşkına hangi kültür daha insani?
Kadını soyup sokaĝa atmak hürriyet deĝil, onu çalıştırıp parasıyla geçinmek kadına hürriyeti baĝışlamak deĝil, onu ticari metaı haline getirmek nasıl hürriyet deĝilse onu evde hapis etmekte ona saygı göstermek deĝildir.
Evet gerek müslümanlardan gerekse de gayri müslimlerden kadına zülmeden hapseden yada hürrriyet adı altında ticari meta haline getirenler vardır ama bunu bütün toplumlara mal etmek doĝru deĝil. Ama genel olarak kadın ya da erkek sonsuz bir hürriyete sahip olurlarsa toplumde aile mefhumu kalmaz. İnsanların birbiriyle ilişkileri sadece ihtiyac ve maddiyata dayanır, insanlar arasında şefkat merhamet duygusu kalkar o zaman!.
Onun içindiur ki Avrupa‘da her evlenen 3 çiften 2’si ilk yedi yılda ayrılıyor. Bugün yaşı 40’ın üzerinde olan bayanların çoĝu duldur acaba neden?
Öĝretmene dedimki „sizin bu saata kadara enaz 200 erkek sevgiliniz olmuştur..“
- Lafı aĝzımdan aldı ve „hayır o kadar yoktur.“ dedi
- Peki 100 olsun dedim
- Yok 100 yoksada 80-90 vardı dedi.
Peki dedim 80-90 erkekle arkadaşlık yapan bir hanım nasıl biriyle mutlu olabilir. Aile içinde olası zorluklara karşı nasıl eşiyle birlikte karşi koyabilir? Yoksa zora veya dara düştüĝü zaman ilk işi eski sevgililerinden birinin yanında soluĝu almak mı oluyor?
Baktım gözleri yaşardı.
- “Evet Alexsander doĝrusu sizin meslek hiçte Anaya layık bir meslek deĝil, Yekta doĝru söylüyor. Biz kadına deĝer vermiyoruz kadınlarımız da deĝerini iyi bilmyior. Bizim de eskiden kültürümüz çok güzeldi ama maddiyat bozdu” dedi.
Sınıftan biri ona bir mendil uzattı, öĝretmen gözyaşlarını silerken, tenefüs zili çaldı ve herkes sessizce sınıftan dışarı çıktı.

M.Nureddin Yekta
13.05.2011

Social